• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

GÜNEY AZERBAYCAN STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

GÜNAZSAM

GÜNEY AZERBAYCAN MİLLLİ UYANIŞI
Site Haritası
RESİMLER
AYAKLANMA RESİMLERİ

Anasayfa

Erzurum Kongresi'nin ilk günleri idi. Geç saatlere kadar çalışma yapılmıştı. M. Kemal Paşa, Mahzar Müfit Kansu ve İbrahim Süreyya dinlenmek için beraber kaldıkları odaya çıkmışlardı. Neredeyse sabah olacaktı. M. Kemal Paşa : "Mahzar not defterin yanında mı? diye sordu. Mahzar : "Hayır Paşam dedi. M Kemal Paşa : "Bir zahmet olacak amma, merdivenleri inip çıkacaksın. Al gel dedi.
Modern ve Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Türk Devletlerine örnek teşkil etmekte, Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Coğrafyasıyla sınırlı kalmamaktadır.
Bazı günler vardır ki, o günler olmasa bugünlerin farklı yaşanacağı. 28 Ekim 1923 günü de o günlerden biriydi. Çankaya Köşkü'ndeki akşam yemeği Ve Atatürk'ün tarihe geçen sözü... "Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!"
Türkiye'de Ortak Türk Alfabesinde basılan ilk kitap olan bu çalışma Güney Azerbaycan şairlerini Türkiye'de ve Türk Dünyasında tanıtmayı Amaçlamaktadır. Birinci ciltte Urumiye şairlerinden Dede katip ve oğlu Katipoğlu'nun şiirlerine yer verilmiştir. Batı Azerbaycan etnik sorunu ve Urumiye Gölünün faciasına dikkat çekmek için eserin birinci serisi Urumiye şairlerine yer verilmiştir. Bu projenin II. , III. ve VI. bölümleri Doç. Dr. Nabi AZEROĞLU tarafından yürütülmekte ve 2025 yılının içinde sonuçlanacaktır.
Mikayıl Azaflı, Kuzey Azerbaycan’ın geleneksel âşık edebiyatının temsilcilerinden biri olarak, sazı, sözüyle Güney Azerbaycan milli edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Âşık Mikail Azaflı, milli edebiyatın önde gelenlerinden biri olarak Sovyetler Birliği döneminde komünizm yönetiminin karşısında duranlardan biri olmuştur. Milli edebiyatın Azerbaycan Türklerinin milletleşme yolundaki önemini kavrayarak bu edebiyata önemli eserler kazandırmıştır. Mikayıl Azaflı, bu eserleriyle Güney Azerbaycan Türklerinin duygularına tercüman olmuş, milli uyanış sürecinde Azerbaycan Türk kültürünün yaşatılması ve yüceltilmesinde büyük etkisi olmuştur. Sovyet döneminde söylediği şiirler, günümüz Güney Azerbaycan Türklerinin yürek sözleri olmuştur.
GÜNAZSAM, kuruluşundan itibaren Güney Azerbaycan Türk coğrafyasının kültürel, ekonomik ve siyasi potansiyelini ortaya koymayı misyon edinmiştir. Bu amaçlar, Türk dünyasının bütünleşmesine katkı sağlayacak şekilde yapılandırılmıştır. A) Güney Azerbaycan Türk Coğrafyasını Tanıtmak B) Güney Azerbaycan Türk Coğrafyasının Türk Dünyası İçin Önemi C) Türkiye ile Güney Azerbaycan Teşkilatlarının Temas Kurması Gerekliliği D) Türk Devletler Teşkilatı ile Güney Azerbaycan Türkleri Arasında İlişki Kurulması ve Güney Azerbaycan Türklerinin Türk Devletler Teşkilatında Gözlemci Üye Olması
Hankendi şehrinde Karabağ Üniversitesi kuruldu... Azerbaycan'ın 44 yıl süren Ermeni işgalinden kurtardığı Karabağ bölgesinde, eğitim ve kültürün yeniden yeşertilmesi adına dev bir adım atıldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılımıyla, Hankendi şehrinde Karabağ Üniversitesinin resmi açılışı gerçekleştirildi. Bu üniversite, bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasına ve kültürel mirasının korunmasına katkı sağlayacak bir yükseköğretim kurumu olarak tarihe geçti.
Güney Azerbaycan Türklerinin Sözlü Edebiyatının Milletleşme Sürecinde Önemi: İran coğrafyası, Anadolu-Horasan-Türkistan çizgisinin ortasında yer alarak Ahmet Caferoğlu’nun tabiriyle Anadolu’nun damarlarına kan pompalayan bir kalp görevini yürütmüştür. Bu bölgede yaşayan Türkler yalnızca Azerbaycan Türkleriyle sınırlı değil Türkmen, Kaşkay ve diğer Türk boyları coğrafyada yaşamaktadırlar. Bu yoğun Türk nüfusunun engin bir sözlü geleneğe sahip olması, Türkoloji sahasında araştırılması gereken birçok hususu beraberinde getirmektedir. Bölgeden Dede Korkut kitabının 13. boyunun bulunması, Türk Dünyası’nın en uzun manzum ve mensur destanı olan Şikari Destanı’nın derlenmesi ve Kahraman-name’nin en kapsamlı varyantının ortaya çıkması, bölge Türklerinin zengin Türk kültürüne sahip olduğunu ispatlamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivleri’nde 2025 yılında gizliliği kaldırılan ve Türkiye’nin Tebriz Başkonsolosluğu tarafından gönderilen bir rapor, hükümetin Güney Azerbaycan’daki Türklüğe yönelik ilgisini ortaya koyması bakımından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Sovyetlerin, belgede kullanılan ifadeyle “İran Azerbaycanı”ndaki faaliyetlerinden söz eden 15 Aralık 1931 tarihli raporda, Güney Azerbaycan’daki Türklerin durumu da ele alınmıştır. Raporda, Sovyetlerin “İran Azerbaycanı” olarak tanımlanan bölgedeki faaliyetlerine değinilirken, Güney Azerbaycan Türklerinin durumu da ayrıntılı biçimde ele alındı. Belge, Türkiye’nin bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Güney Azerbaycan’daki Türk kimliğine yönelik hassasiyetini ortaya koyması bakımından dikkat çekici bir kaynak niteliği taşımaktadır.
Batı Azerbaycan’a Tampon Bölgenin Önemi ve Önleyici Güvenlik Politikası Gereksinimleri Batı Azerbaycan bölgesi, jeopolitik konumu ve demografik yapısı itibarıyla Türkiye‑İran sınır hattında stratejik bir öneme sahiptir. Bölgenin güvenlik dengeleri, yalnızca yerel halkın sosyo‑ekonomik istikrarını değil, aynı zamanda Türkiye’nin ulusal güvenliğini ve Türk dünyasının bölgesel vizyonunu doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda tampon bölge oluşturulması, sınır hattında ortaya çıkabilecek göç hareketlerini, terör örgütlerinin yuvalanmasını ve bölgesel istikrarsızlık risklerini önleyici bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmektedir. Tampon bölge uygulaması, uluslararası ilişkiler literatüründe “önleyici güvenlik” ve “stratejik derinlik” kavramlarıyla ilişkilendirilmekte; devletlerin sınır ötesi tehditlere karşı proaktif tedbirler geliştirmesinin bir aracı olarak görülmektedir. Batı Azerbaycan’da önerilen tampon bölge, Maku, Bazergan, Hoy, Urumiye, Salmas ve Koşaçay gibi şehirleri kapsayacak.
MİT’in Eski Üyesinden İran ve Güney Azerbaycan Hakkında Dikkat Çeken Açıklamalar Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) eski mensubu Ali Burak Daricalı, katıldığı bir televizyon programında bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. Daricalı, mevcut koşulların “henüz uygun olmadığını” ifade ederek, “Türk traktörleri nasıl Suriye’yi sürdüyse, er ya da geç İran’ı da sürecek” sözleriyle dikkat çekti. Eski MİT üyesi ayrıca Ankara’nın Güney Azerbaycan’ın bu “fırtınada” kurban edilmesine izin vermeyeceğini vurguladı. Bu açıklamalar, Türkiye’de İran’ın geleceğine ilişkin artan güvenlikçi yaklaşımı ve Güney Azerbaycan’ın kaderine yönelik özel hassasiyeti ortaya koyuyor.
İlk aktifleşmede Güney Azerbaycan Babek Kalesi Kurultayı videoları ve ARAZ Dergisi faaliyetleri arşive eklenmiştir.
 3 
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar46.415746.6017
Euro52.891853.1038
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam77
Toplam Ziyaret31491