OSMANLI'DAN CUMHURİYETE; ASURİ-SÜRYANİ VE KİLDANİ İSYANLARI: ![]() Rumlar ve Ermenilerden sonra, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyetini uğraştıran gayrimüslim topluluklardır. Bugün yurtdışındaki Süryaniler, Türkiye'ye karşı son derece kötü propaganda yapmaktadırlar. Süryani göçünün arttığı son yıllarda güneydoğuda terörün bölge güvenliğini büyük ölçüde olumsuz etkilediyi bir gerçektir. Bu durum bölgedeki halkın arasındaki süryani vatandaşlarımızın yurt içi ve yurt dışına göç etmelerine neden olmuştur. Haksız ve kötü propagandaya karşı ne Yakubi, ne Katolik, nede Protestan Süryani kiliselerinden ciddi bir tepki gelmemektedir. Bugün batı "soğuk savaş" dönemini kapattı ama "Soğuk Kültür Savaşını" hala sürdürmektedir. Bunu yaparkende toplulukların özellikle sosyal ve ekonomik durumlarını bahane etmektedir. Bu toplumlar şu iki şıktan birini seçmek zorunda, ya kendi topraklarında varlıklarını sürdürecek, yada batının ekonomik refahı için eriyip yok olacaklar. Ayrıca, Süryani, Nasturi ve Kildani toplumları, mezhep, toplum yapısı ve köken bakımından o kadar birbirine karışmıştır ki, elde kesin belgeler olmadığı sürece bunları birbirinden ayırt etmek mümkün değildir. Ancak Süryanilere kıyasla, Nasturi ve Kildanilerin yıkıcı ve bölücü hareketleri daha açık bir şekilde görülmektedir. Batılı devletler, Osmanlı topraklarında yaşayan gayrimüslimlerle ilginenirken, onları kendi mezheplerinede çekme amacı gütmekteydiler. Bir Müslümanın Hırıstiyan dinine geçmesi imkansız gibi bir şeydi. Herşeyden önce islam hukukuna göre din değiştirmenin cezası ölümdü. Ayrıca Osmanlı devletide izin vermezdi. Ama bir Yakubi, nNastuti veya kKildaninin, katolik veya Protestan mezhebine geçmesi zor değildi. 1834 yılından ihtibaren Amerikalı ve Avrupalı misyonerlerin Osmanlı topraklarına gelmesi nNasturi ve Kildani kiliselerini zayıflattı. Çünkü bunların bir kısmı katolik ve Anglikan mezhebine girdiler. Ertesi yıl Rus misyonerlerde gelmeye başladılar. Üçbin kadar nNasturi kuzey Irak'tan Kafkasya ya göç edip yerleşti. Bunlar 1.Dünya savaşı sırasında Rus ordusunda görev aldılar. Fakat 1917 Bolşevik ihtilalinden sonra Kuzey Irak'a, sonrada çeşitli ülkelere göç ettiler. Kildanilerde; Diyarbakır, Mardin, Maraş, Urfa, Siirt, Van, Hakkari, Halep, Bağdat gibi yerlerde yaşarken, 1.Dünya savaşında Rusya ve Avrupa devletlerinin kışkırtmaları sonucu ayaklandılar. Ancak bağımsız devlet kuramayınca, büyük bir kısmı osmanlı topraklarını terk etmiştir. Bugün Türkiye'de Kildanilerin sayısı yok denecek kadar azdır. Kalan birkaç yüz kişide fırsat buldukça batı ülkelerine geçmektedir. Gittikleri ülkelerde tutunabilmak için, Türkiye hakkında gerçek dışı bilgiler vermektedirler. İngiltere'nin Nasturilerle ilgilenmesinin başka bir nedeni de, İngiliz sömürgesi olan Hindistan da çok sayıda Nasturi bulunmasıdır. Aslında Nasturilerle ilgilenen ilk örgüt "American Board" adlı misyoner örgüt oldu. Bunun üzerine İngilizlerde bölgedeki Amerikan etkisini kırmak için misyonerler göndermeye başladı. Elbirligi ile Nasturileri, Protestan mezhebine sokmaya çalıştılar. Kısa bir süre sonra da Kudüs te ilk Protestan kilisesi açıldı. Nasturi ve Kildanilerin bulunduğu bölgenin engebeli olması, İngilizlerin silahları ile donatılmış olması, İngiliz topçu birlikleri ve uçakları tarafından desteklenmesi, hükumet kuvvetlerinin ayaklanmayı bastırmasını zorlaştırıyordu. Bunlar yasaları dinlemiyor, vergi vermiyor, askerlik yapmıyor ve kendi aralarında sürekli çatışıyorlardı. İlk ayaklanma 1843 te başladı ve aralıklarla devam etti. Osmanlı Devleti bu ayaklanmaları önlemeye çalışırken, İngiltere ve Rusya kışkırtıyor ve bölgede tam bir kaos yaşanıyordu. Bu karışıklık 1.Dünya savaşından sonra da devam etti. Hatta Nasturi lideri "Bedros Ağa" Lozan'a gidip yardımlarından dolayı İngiliz "Lord Curzon" a teşekkür etmiştir. İngilizlerin Nasturi ve Kildanilerle ilgilenmesinin nedenleri şunlardı. 1- ileride Türkiye'nin parçalanması için azınlık kütleleri elinde bulundurmak. 2-Irak petrol yataklarını elinde tutmak. 3-Kürtleri Araplara karşı korumayı bahane ederek Irak tan çıkmamak. 4-böylece Hindistan, Irak ve Basra körfezini kontrol etmek. İngilzler bu politikalarını gerçekleştirmek için 1924 yılında Nasturi ve Süryanileri ayaklandırdı. Asiler Hakkari Valisini esir ettiler ve yanındaki askerleri öldürdüler. Hakkari Valisi daha sonra yaptığı açıklamada, kaçırılma sırasında üniformalı İngiliz askerlerininde bulunduğunu söyledi. Ağustosta başlayan ayaklanma Ekim de bastırıldı. Bugün Türkiye Cumhuriyeti içinde Osmanlı döneminden kalan Nasturi yoktur. Nasturi ayaklanması bastırıldı ama ingilizlerde Iraktan çekilmemek ve Musul u Türkiye ye bırakmamak için 1925 te Şeyh Said isyanını tertip ettiler. |
|
90 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |